


  |
|
Kitap-Dergi..
|
|
|
|
|
 |
  |
|
| Özel Dosya |
|
|
|
|
 |
  |
|
Şu an sitede, 236 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor. Üye Girişi
|
|
|
 |
  |
|
| Seçmeler.. |
|
|
|
|
 |
 |
Türkiyelileştirme ve Kürdistan’ın kuzeyindeki Kürdlerin konumu (2) Günümüzün değişen koşullarında, sömürgeci Türk devletinin Kemalist resmi ideolojisinden kaynaklanan inkar, imha ve asimilasyon temelinde, baskıya, şiddete, cezalandırmaya dayalı Türkleştirme projesinin önünün tıkandığı, sürdürülemez duruma geldiği açık olarak gözükmekte. Türk devleti her yönüyle bir çıkmazda.
Zor durum da kalan Türk devleti Türkiyelileştirme projesiyle yoluna devem etmek zorunda kaldı.
Başka çaresi de yoktu. Bütün yöntemler denendi. Olmadı.
Kürdler hâlâ ayakta.
86 yıllı aşkın sürede Kürd toplumunda yapılan tahribatların Kürdleri bir güç olarak ortadan kaldıramadığı gibi, baş döndürücü hızla değişim halinde olan şartlar da ağırlıklı yanıyla Kürdlerin lehinde.
Kürdler -tahribattan kaynaklanan- olumsuzluklarıyla birlikte giderek güçlenmekte. Bu bir yanı.
Diğer bir yanı da, bünyesi tahrip edilen Kürdlerin Türkiyelileşerek uzun vade de bağımsız bir güç olarak kendi kendisini yönetme koşullarının ortadan kaldırılması tehlikesi var, çok az bir olasılik olsa bile.
Türkiyelileştirme projesi bir program dahilinde –bir paket olarak- sunulmayacaktır. En azindan şimdilik buna gerek duyulmamakta. Kürdlerin zorlayıcı gücüne bağlı olan bir durum.
Kürdlerin bağımsız bir güç olarak varlığını sürdürmesinin zeminini yaratacak imkan ve olanakları ortadan kaldırmak için, Kürdleri Türk devletine yakınlaştırma, kaynaştırma doğrultusunda, daha çok bireysel hak ve özgürlükler alanında Türkiyelileştirmeye yönellik -elden geldiğince uzun zamana yayarak- değişiklikler yapılacağı beklentisi var. Her atılan adımın, başka bir deyişle, her verilen kırıntının karşılığı Kürdlerden fazlasıyla alınarak, azami derece de yararlandıktan sonra bir diğer kırıntıya geçileceği hesabı yapılıyor.
Türk egemenlik sistemi içinde yaşamaya uyumlu hale getirilmesi düşünülen Kürdlere, uygulanan psikolojik baskının devam etmesiyle birlikte, kaba fiziksel şiddeti , yakıp yıkmayı devre dışı bırakılması hedeflenmekte. Bundan dolayı, her atılan adımla -ya da verilen kırıntılarla- lgili Türk devleti lehine gerekli propaganda yapılarak, bir kesim Kürd aydınların, siyasetçilerin katkısı da sağlanarak, Türk egemenliğini –Türklüğü- Kürdün beynine, bünyesine düşünsel ve duygusal olarak özümletmeyle –sindirmeyle- kabullendirilmesi planlanmakta. Bu da bir yanıyla Türkiyelileştirme projesinin özünü oluşturmakta.
Başka bir anlatımla, Kürdlerin Türk egemenlik sistemi içinde uyumlu olduğu ölçüde, her türlü kaba fiziksel şiddettin azalacağı, ‘demokratikleşme ‘yönünde bazı değişikliklerin yapılacağı ve böylece Kürdlerin yaşam şartlarının iyileştirilmesiyle Türkiyelileştirme projesi yoluna devam edeceği düşünülmekte.
Diğer bir yandan, Kürdlerin önün açılacağı, imkan ve olanaklardan yararlanacağı ve giderek kontrolden çıkacağı, bağımsızlığa yönelebileceği korkusu var.
Bu ikircikli durum, tereddütü, endişeyi, korkuyu, kararsızlığı beraberinde getirmekte.
Aslında Türk tarafında kavgalıda olsa, Türkiyelileştirmeyle ilgili bir mutabakat var. Tartışılan sorun, duyulan korkulardan kaynaklanan, alt kimlikle kendini ifade edecek Kürdlerin özgürlük alanın nereye kadar ve nasıl sınırlandırılacağıdır. Anlaşmazlığılın kaynağı burada.
Bir de, var olan Kürd ulusal örgütlenmelerin, kurum ve kuruluşların nasıl tasfiye edilmesidır. Kendilerine yakın olabilecek, plan ve programları doğrultusunda harekete geçirebilecek Kürd örgütlenmelerini nasıl şekillendirerek nereye kadar kullanılabileceği ve nasıl güven duyulacağı gibi korkuları barındıran kafa karışıklığı var.
Kürdlerin kendi toprakları üzerinde özgür ve egemen olması, kendi geleceğiyle ilgili karar sahibi olması gibi temel haklara kavuşması, Türkler için bir kabustur, dünyanın yıkılışıdır.
İki elin parmak sayısından az olan Türk demokratlarını saymazsak, Kürdler özgür olabilir korkusu Türklerin ortak paydasıdır.
Bu ortak payda da yer alan farklı eğilimleri iki kategori de toplamak mümkün.
Bir taraf Tamamen duygusal davranmakta. Irkçı, milliyetçi-şoven zihniyetle haraket etmekte ve şiddet yanlısıdır. Sorunu şiddet, baskı ve cezalandırmalarla Türkleştirerek çözümden yana.
Demokratikleşme olursa, Kürdlerin bundan yararlanacağı, örgütlenerek bağımsız bir güç durumuna geleceği, kontrol ve denetime alınamayacağı, Kürd ulusal bilincin gelişeceği, bağımsızlığa yöneleceği, 86 yılı aşkın sürede uygulanan Türkleştirme uğraşılarının boşa gideceği korkusunu taşımakta.
Diğer tarafta ise , aynı hedefe yönelen değişik düşünce ve davranışlara sahip örgütlü ve örgütsüz güçler var.
Bu kesim, hakim Türk ulusunun milliyetçi zihniyetini ve duygularını taşımakla birlikte, duygusallığın ötesinde daha mantıklı, kurnaz ve akıllıca davranmakta.
Türk devletinin şimdiye kadar izlediği asimilasyonu, şiddeti, baskıyı ve cezalandırmayı ön gören yöntemlerini eskisi gibi sürdüremeyeceği, Kürdleri sindiremeyeceği, bu sorundan öyle kolay kurtulamayacağı, daha da bataklığa sürüklenebileceği bilincindedırler.
Türk devletinin şimdiye kadar izlediği yöntemle devam etmesi halinde, Kürdlerin düşünsel ve duygusal olarak Türk devletinden uzaklaşacağını, Kürd ulusal duyguların gelişeceği ve Kürdistani bir çizgi de bağımsızlığa yöneleceği korkusunu taşımaktalar.
Çok az sayıdaki vicdanının sesine kulak veren Türk demokratlarını bunun dışında tutarsak, bir bütünüyle Türk aydınları, yazar-çizer takımı, liberal, demokrat, sol kesimler telaşa kapılmış durumdalar. Korkularını açık olarak ifade ediyorlar.
Yüksek sesle “Kürdler Türk devletiyle duygusal kopuş içerisindedır” tespitini yaparak dizlerini dövmekteler.
Türk aydınları feryat ederek “Kürdlerin Türk devletiyle olan duygusal bağları zayıflamakta. Kürd milli duyguları gelişmekte. Kürdler ve Türkler ayrışmaya, kamplaşmaya yönelmekte. Bölünmenin eşiğindeyiz“ gibi korkularını, endişelerini dışa yansıtarak devletlerini sorgulamaktalar, Kürd aydınlarına yüklenmekteler.
Kürdlerin Türk devletinden uzaklaşmasını, kendi benliklerine, haklarına sahiplenmesini en büyük tehlike olarak görmekteler.
Kürd aydınlarını etkileme, kontrol altına alma ve Türkiyelileştirme projesinin sınırları içerisine kapatma doğrultusunda hareket eden Türk aydınları habire, “Kürdler Türklerin korkusunu gidermeli –bazen de hassasiyetini anlamalı- ve Türklerde Kürdlere güven duyarak demokratik açılımdan yana olmalıdır” dayatmasında bulunuyorlar.
Kürdün gözünün içine baka baka –dolaylı olarak- deniliyorki; Bir köle gibi bize itaat edin, hizmette bulunun, biz de sizin dilinizi kültürünüzü serbest bırakalım, yaşam şartlarınızı iyileştirelim.
Türk aydınlarının bu konu da ‘başarılı’ oldukları gözlenmekte.
Bu başarı, Türk aydınlarının beceri ve yeteneklerinden dolayı değil, hakim ulus aydını olma konumlarının sağladığı olanak ve imkanlara sahip olduklarından, bünyesi tahrip edilen Kürd aydınının kendisini ezik his etmesinden, ayakları üzerinde duramayacak düzeyde tahribata uğramasından, savunma mekanizmasının aktifleşerek değişik biçimlerde dışa yansımasından kaynaklanıyor.
Türk aydınlarının ne demek istedikleri çok açık.
Kürdlere, Türklerin, başka bir ifadeyle Türk devletinin çıkarları doğrultusunda hareket ederek, hizmette bulunmaları ve itaat etmeleri övütü veriliyor. Daha doğrusu dayatılıyor.
Aynı Zaman da, Türk devleti sorgulanarak, Kürdlerin Türk toplumuna “entegre” olması, Türk devletiyle kaynaşması ve daha iyi hizmette bulunabilmesi için önünün açılması, bağımsız kitlesel Kürd ulusal gücünün oluşmasına zemin hazırlamayacak şekilde, sınırlı demokratikleşmeyle Kürd dilinin kültürünün serbest bırakılması, yaşam şartlarının iyileştirilmesi, alt kimlikle Kürdlerin kendilerini ifade etmesi gibi yapılacak bazı değişikliklerle sorunun çözüleceği yönünde önerilerde bulunmaktalar. Böylece, bölünme korkusunun giderileceği, şiddete, baskıya, cezalandırmaya gerek duyulmadan Kürdistan’In kuzey parçasına ve Kürdün beynine pürüzsüz sahiplenebileceği düşüncesindeler.
Kürdler özgür olabilir korkusu, Türklerin iliklerine kadar sinmiştır. Korkularından arınmaları öyle kolay değildır. Ancak, Kürdistan’ın bağımsız olmasıyla bu mümkün. Bu da er ya da geç olması gerekendır.
Hani derler ya; korkunun ecele faydası yoktur.
Devam edecek
H.Çakırbey
14/03/2010-İsveç
hifzullah49@hotmail.com
Print 1596 kez okundu Nivîsên din yê H. Çakırbey Kürdistan’ın kuzeyindeki Kürdler ve bağımlılık (4)Türkiyelileştirme ve Kürdistan’ın kuzeyindeki Kürdlerin durumu (3)Türkiyelileştirme ve Kürdistan’ın kuzeyindeki Kürdlerin konumu (2)Türkiyelileştirme ve Kürdistan’ın kuzeyindeki Kürdlerin durumu (1)Türk devletinin planları (5)Türk devletinin planları (4)Türk devletinin planları (3)Türk devletinin planları (2)Türk devletinin planları (1)Kimin için genel af? Yerel seçimler ve düşündürdükleriSivil itaatsizlik ve Ahmet Türk'ün Kürdçe konuşması TRT Şeş ve Kuzeyli Kürdlerin yaklaşımlarıÇözüm bekleyen Kerkük sorunuTayyip Erdoğan’a gerekli yanıt verildi mi?Güneyli Kürd liderlerin izlediği siyaset üzerineGüneyli Kürdler neden federasyonlaşmayı tercih ettiler? (2)Güney Kürdistan’da arap egemenliğin varlığı ve yetersizlikler (1)Türk egemenliği altında Kürdistan sorununu çözme arayışlarıUzun vadeye yayılan Türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (5)Uzun vadeye yayılan türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (4) Uzun vadeye yayılan türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (3) Uzun vadeye yayılan türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (2) Uzun vadeye yayılan türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (1) Türk askeri olma ve Kürd aydınlarının çaresizliğiKerkuk sorununun gidişatına seyirci kalınmamalı Türk işgal harekatı ve Kürd ulusal güçleri arasında iplerin gerilmesi(4)Türk işgal harekatı ve Kürd ulusal güçleri arasında iplerin gerilmesi(3) Türk işgal harekatı ve Kürd ulusal güçleri arasında iplerin gerilmesi(2)Türk işgal harekatı ve Kürd ulusal güçleri arasında iplerin gerilmesi (1) Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar... (5)Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar..(4)Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar (3) Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar (2)Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar (1) Yeni süreçte, Kürdler için tehlike çanları mı çalıyor?Operasyon, Türklere bir bayram armağanı mı?Savaş kapıda... Şeyh Said ve dava arkadaşlarını saygıyla, hürmetle anarken... Federasyon değil, bağımsızlık kalıcı çözümü sağlar Güney Kürdistan Federe Devleti çok hassas bir dönemden geçmekte Kürdlerin kaderi bu olmamalı, değişmeli Genelkurmayın açıklaması, Kürdlere uygulanan imhanın dile getirilmesidir Türk toplumundaki ırkçı ve saldırgan eğilimler -1- Saddam uygun olmayan bir zamanda idam edildi Baker-Hamilton Raporu, Kürd tarafının eksiklikleri ve yapabilecekleri Kuzey Kürdistan' da Kişilik Sorunu ve yansımaları (2) Kuzey Kurdistan da kişilik sorunu ve yansımaları(1) Seçimi, K. Kürdistan parlamentosunun oluşumuna dönüştürmeli |
|
|
  |
|
| Yayın |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Çeviri Yazılar |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Dayanışma |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Belgesel site |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Yasaksız giriş |
|
|
|
|
 |

 |