


  |
|
| Etkinlik ve Duyurular |
|
|
|
|
 |
  |
|
Kitap-Dergi..
|
|
|
|
|
 |
  |
|
| Özel Dosya |
|
|
|
|
 |
  |
|
Şu an sitede, 143 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor. Üye Girişi
|
|
|
 |
  |
|
| Seçmeler.. |
|
|
|
|
 |
 |
Türk devletinin planları (1) ABD destekli Türk devletinin planı gizlenmeyecek kadar açık; daha çok bireysel düzeyde hakları kapsayan ve alt-üst kimlikle ifade edilen çerçevede, uygulanacak projeler yardımıyla, PKK’nin silahlı gücünü dağıtarak, Kuzey Kürdistan’da toplumsallaşan gücüyle yönlendirici olan DTP’yi marjinalleştirerek tamamen türkiyelileştirilmesi hesaplanmakta.
Planın diğer parçası, Güneyi görmek istedikleri bir düzeye getirilmesi var.
Kendi kontrollünde ve tek yanlı ileri sürdüğü “Kürd açılımı” yla, ‘haklar alınmaz, verilir’ zihniyetini Kürdlerin beynine kazıyarak, itaatkarlığı güçlendirmek istenmekte.
Öte yandan, bütün bu tezgahlanan oyunların, kurnazca düzenlenen planların karşısında Kürdlerin nasıl yaklaştığı ve kendi aralarındaki ilişkilerin ne düzeyde olduğu sorunun diğer yanını oluşturmakta.
Ayrıca, tahribata uğratılan Kürd kişilik yapısından ve buna bağımlı olarak, bağımsız kolektifleşen Kürd düşüncesinin oluşmamasından kaynaklanan özgür Kürd kişiliğinin oluşamaması gibi temel sorunlar, gelişmeleri etkilemesinde belirleyici durumda. Bunlarla birlikte, bir de Kürd toplum yapısı ile diğer ulusal toplulukların gelişim düzeylerine denk düşen farklı zamanların iç-içe geçişini sağlayan globalizmin yarattığı düşünce bunalımını da hesaba katarsak, sonunun çok daha karmaşık ve geniş hacimli olduğu ortaya çıkar.
Bütün bunlara değinmek, irdelemek, bir makaleye sığmayacağından, benzer ve değişik başlıklarla yazım devam edecektir.
***
Uluslararası güçlerin, özellikle AB’nin ve daha sonra da ABD’nin, Türk devletinin gerektiğinde askeri güç kullanmayla birlikte, günümüzün şartlarına uygun yumuşak ve esnek davranılması, demokratikleşmeye yönelmesi, bazı siyasal, demokratik, kültürel adımların atılmasıyla “Kürd sorunu”n çözüleceğini tavsiye ediyorlardı. Türk devleti kabullenmiyordu. Günümüzde yapılanlara, söylemlere bakıldığında, biraz ikna edildiği izlenimi var.
Türk devleti iki nedenle tavsiye ye kulak vermek zorunda kaldı.
Birincisi; Güneydeki kazanımlarla birlikte, Kuzeyli kürdlerin örgütlenmesi, yaşamın her alanında kurumsallaşması ve -silahlı gücü de arkasına alarak, ondan beslenerek, diğer yanıyla onu besleyerek- toplumsal bir güç durumuna gelmesi karşısında, Türk devleti çaresiz kaldı. İmha, inkar temelinde şiddete dayalı bütün yöntemleri kullandı. Olmadı.
Kürdler daha da güçlendi. Güçlendiği oranda da Türk devletini değişime zorladı.
Zor durumda kalan Türk devleti başka çare bulamayınca, ABD’nin ileri sürdüğü ve desteklediği PKK’yi silahsızlandırarak tasfiye etme planın, Türk devletinin üniter yapısına ve bilinen tekliklere ters düşmeyeceği hesabını yaparak, taktiksel düzeyde düşündüğü, hiç alışık olmadığı yöntemlerle pratikleştirmesine ikna oldu.
Başka bir ifadeyle, Türk devleti, kuruluşundan bugüne dek, inkar, imha ve şiddet temelinde uzun vadeye yayılan türkleştirmeyle uygulamaya koyduğu soykırım programında, nitel değil, bazı nicel değişiklikler yapmaya yöneldi.
İkincisi; Türk devleti bölgede gücünü artırarak, egemen olma ve söz sahibi olmak istiyor. AB başta olmak üzere, uluslararası güçlerin desteğini arkasına almayı, ABD’nin bölgedeki stratejik hedefleri doğrultusunda rol üstlenerek yararlanmayı ve böylece de bölgede liderlik konumuna varacağını hesaplıyor.
Bölgede lider güç olmanın gereği, kendini bölge göçlerine kabul ettirilmesi gerekiyor. Bu da o kadar kolay değildir. En azından kendi sorunlarını çözebilen güç ve yetenekte olması gerekiyor. Bir an önce içinde bulunduğu savaş halinden kurtulması ve sorunun uluslararsı alan da sesi duyulmayacak düzeye getirilmesi dayatılmakta. Her yönüyle güçlü, geniş imkan ve olanaklara sahip, sorunların çözümünde etkili ve iyi ilişkiler içerisinde olması gerekmekte.
Türk devleti, ABD’nın Irak’tan çekilmesiyle, oluşacak boşluğu doldurması deneyimini, ilk adım olarak görmekte. Bunun için bölgedeki güçlerle ve özelliklede Güney Kürdistan dahil, Irak’taki legal-illegal, silahlı-silahsız örgütler ve partilerle ve hatta tek tek etkin kişilerle ilişkiler ağının örülmesinin zorunluluğu dayatmakta.
Buna paralel olarak, Küzey Kürdistan ulusal hareketini Güney ile birlikte, bir planın iki ayrı parçası gibi değerlendiriyor, PKK’nin silahsızlandırılmasını, toplumsallaşan gücünü dağıtarak marjinalleşmesini ve Güneyi de gözeterek, sorunu kendi kontrolünde, askeri güç kullanımı dahil, esnek, çok yönlü yöntemlerle AB ve ABD’nin de sıcak bakacağı, Güneyi de bir ölçüde memnun edeceği, alt-üst kimlikle formüle edilen çerçeve de, daha çok bireysel haklar tanıyarak, daha rahat başaracağını düşünüyor..
Daha doyurucu anlatımla, Türk devleti, gelişen Kürd hareketinin toplumsal güce kavuşmasını ve giderek bağımsızlığa yönelmesini engellenmesi, zayıflatılması ve fiili kazanımların bertaraf edilmesi için, ABD planı ve desteğiyle, yapmak zorunda kaldığı bazı ‘açılım’ları, -hiç şüphesiz- kendi hedefleri doğrultusunda, günümüze ‘uyumlu’, uluslararası güçleride memnun edecek şekilde, Kürdleri daha da itaatkarlığa itecek olan, ‘Haklar alınmaz, verilir’ zihniyetiyle –daha çok bireysel haklara dayanan- projelerle, bir taşla birden fazla kuş vurma hesapları yapmakta.
Aynı kapıya çıkan iki alternatifli plan sahnelenmekte. Birincisi; PKK hareketinin tasfiyesi doğrultusunda marjinalleştirilmesinde, bazı ‘açılım’larla birlikte, silahlı güç dahil, baskı ve şiddet uygulama. İkincisi; PKK’yi şiddet temelinde askeri güçle değil, dolaylı ikna yolluyla tasfiye etmek doğrultusunda zorlayarak, kendi kontrollünde, tek taraflı yapmak istediği açılımları kabul ettirme.
Birinci alternatif.
‘Kürd sorunu’nu PKK dışında ve onu silahsızlandırıp tafsiye yönünde marjinalleştirerek, tek taraflı ön gördüğü taktiksel düzeydeki düşündüğü planı dayatma var. Aynı zaman da, DTP’yi de, marjinalleştşirip, Kürd kimliğinden arındırılması ve Türkiyelileşmesi hesabı yapılıyor.
Şöyleki;
PKK’ye karşı mücadele alanı genişletilecek. Askeri gücü kullanmakla birlikte, ekonomik, siyasi, demokratik ve kültürel alanda bazı adımlar atılacak.
Bu vesileyle, Kürd toplumu içerisinde sempati toplayacağını, gücünü artıracağını ve diğer yanıyla PKK karşıtlarının bir kesimiyle birlikte Güneyli Kürdlerin desteğini alacağını hesaplıyor.
2009 yılının ilk gününden başlayarak böyle bir planın uygulanmaya konulduğu gözleniyor. Planlanmaya uygun pratik bazı gelişmeler, söylemler, bir kısım Kürdler tarafından çok abartıldı. Aldatmaya yönelik, taktiksel düzeyde olan gelişmeler, Kürdleri şaşırtı ve heyecanlandırdı. Öyle ki, bazı Kürd partilerin, ‘etkili’ Kürd şahsiyetlerin desteğini bile aldı. 2009 yılını “Kürd sorunu”nun çözüme kavuşması yılı olarak dillendirenler de oldu.
TRT-Şeş açıldı. Üniversitelerde kürdoloji kürsülerin açılması gündeme geldi. Yapılan yerel seçimlerde, DTP’nin katılması engellenmedi. DTP’in kapatılma kararıyla ilgili açıklama 29 Mart yerel seçimlerinden sonraya bırakıldı. Kürd sorunun barışçıl çözümünün tartışması yoğunluk kazandı.Yapılması düşünülen Kürd ulusal konferası, Türk devleti tarafından şartlı onaylandığı görüldü. Göstermelikte olsa, asit kuyuları açıldı. ‘Ölüm tarlaları’ olarak adlandırılan bir ve iki yer kazıldı. PKK’nin silahsızlandırması bilinçli olarak gündemde hep tutuldu. “Düşmanımın düşmanı dostumdur’ anlayışıyla Türk devletinin Kürd politikasını eleştirmeleriyle birlikte, AKP’yi açık ya da dolaylı destekleyen -PKK karşıtı- bazı siyasi Kürd partili liderler, ‘etkili’ şahsiyetler, aydınlar Türk basınında maksatlı olarak öne çıkarıldı.
Türk devleti Güney Kürdistan Yönetimiyle ilişkiye geçti.
ABD ile Türk devleti ilişkileri daha da sıklaştı.
PKK’in içte ve dışta tecrit edilmesi ve silah bırakmaya zorlanması gündemin ilk sırasında hep tutuldu.
PKK’nin silahlı gücüyle birlikte, Kuzey Kürdistan’da örgütlenerek toplumsallaşan DTP gücünü dağıtma ve Güney’e yönelme hedefler arasında yer aldı.
Yapılan hesaplar gözükür durumda.
Birkaçını sıralayalım.
* ‘Kürd sorunu’yla ilgili bazı ‘açılım’larda bulunma. Ki bu devam etmekte.
* Bu ‘açılım’lar sayesinde, toplumsallaşan Kürd ulusal gücünü zayıflatma ve toplum içerisinde Türk devletinin gücünü artırma, bir kısım PKK karşıtlarının desteğini alarak, onlardan yararlanmak.
* Yerel seçimlerde üstünlük kazanma ve DTP’nin –ve aynı zamanda PKK’nin- marjinal konumda olduğunu, Kürdleri temsil etmediğini göstermek.
* Kürd konferansında, PKK ile ilgili silahsızlandırma kararın çıkartılması.
* Güneyli Kürdlerle PKK’yi çatıştırmanın zeminini yaratma.
* İçte ve dışta PKK ‘yi tecrit etme, köşeye sıkıştırma. Bu arada DTP’nin de toplumsallaşan gücünü dağıtma.
Bütün bunlar hesap dahilindeydi
Ve daha da eklemek mümkün.
PKK’yi köşeye sıkıştırmanın sonuçları, Güneyli ve Kuzeyli Kürdlere zarar getireceği gibi, Türk devletini de önemli ölçüde hedefine yaklaştıracaktı. Türk devleti yalnız Kürdler arası silahlı çatışmayla PKK’yi tasfiye etmekle yetinmeyecekti. Tehlikede olan, hiç bir garantisi olmayan Güneydeki Kürd kazanımlarına yönelecekti.
Türk devleti, bilinen teklikler doğrultusunda “alt-üst kimlikli” “çözüm” planını ileri sürerek ve bir de buna genel af, -ya da başka bir tanımla- ekleyerek, PKK ikna edilerek teslim olmaya zorlanmasını yada zor kullanılarak Kandil’den atılmasını Güney Kürd Federe Devletine dayatacaktı. Güneyli Kürdler kardeş kavgasını red ettiklerinde, bu kez de, kendi güçleriyle Irak devletin onayı ve hatta yardımıyla Güney’e askeri olarak üstlenmeyi, PKK’ye karşı savaşacaklarını ileri sürerek, Güneyli Kürd liderler üzerinde baskı uygulanacaktı. Böylece Kürdler arası çatışma zemininin hazırlanacağı düşünülüyordu.
29 Mart yerel seçimlerinden DTP’nin üstünlük kazanması, planın birinci alternatifini -şimdilik- rafa kaldırdı. Böylece ikinci alternatif devreye girdi.
Devam edecek
H.Çakırbey
23/05/2009-İsveç
hifzullah49@hotmail.comPrint 3550 kez okundu Nivîsên din yê H. Çakırbey Türkiyelileştirme ve Kürdistan’ın kuzeyindeki Kürdlerin durumu (1)Türk devletinin planları (5)Türk devletinin planları (4)Türk devletinin planları (3)Türk devletinin planları (2)Türk devletinin planları (1)Kimin için genel af? Yerel seçimler ve düşündürdükleriSivil itaatsizlik ve Ahmet Türk'ün Kürdçe konuşması TRT Şeş ve Kuzeyli Kürdlerin yaklaşımlarıÇözüm bekleyen Kerkük sorunuTayyip Erdoğan’a gerekli yanıt verildi mi?Güneyli Kürd liderlerin izlediği siyaset üzerineGüneyli Kürdler neden federasyonlaşmayı tercih ettiler? (2)Güney Kürdistan’da arap egemenliğin varlığı ve yetersizlikler (1)Türk egemenliği altında Kürdistan sorununu çözme arayışlarıUzun vadeye yayılan Türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (5)Uzun vadeye yayılan türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (4) Uzun vadeye yayılan türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (3) Uzun vadeye yayılan türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (2) Uzun vadeye yayılan türkleştirme uygulamaları, doğurduğu sonuçlar ve yansımaları (1) Türk askeri olma ve Kürd aydınlarının çaresizliğiKerkuk sorununun gidişatına seyirci kalınmamalı Türk işgal harekatı ve Kürd ulusal güçleri arasında iplerin gerilmesi(4)Türk işgal harekatı ve Kürd ulusal güçleri arasında iplerin gerilmesi(3) Türk işgal harekatı ve Kürd ulusal güçleri arasında iplerin gerilmesi(2)Türk işgal harekatı ve Kürd ulusal güçleri arasında iplerin gerilmesi (1) Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar... (5)Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar..(4)Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar (3) Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar (2)Ertelettirdikleri Kerkuk referandumu ve Türk devletinin tezgahladığı oyunlar (1) Yeni süreçte, Kürdler için tehlike çanları mı çalıyor?Operasyon, Türklere bir bayram armağanı mı?Savaş kapıda... Şeyh Said ve dava arkadaşlarını saygıyla, hürmetle anarken... Federasyon değil, bağımsızlık kalıcı çözümü sağlar Güney Kürdistan Federe Devleti çok hassas bir dönemden geçmekte Kürdlerin kaderi bu olmamalı, değişmeli Genelkurmayın açıklaması, Kürdlere uygulanan imhanın dile getirilmesidir Türk toplumundaki ırkçı ve saldırgan eğilimler -1- Saddam uygun olmayan bir zamanda idam edildi Baker-Hamilton Raporu, Kürd tarafının eksiklikleri ve yapabilecekleri Kuzey Kürdistan' da Kişilik Sorunu ve yansımaları (2) Kuzey Kurdistan da kişilik sorunu ve yansımaları(1) Seçimi, K. Kürdistan parlamentosunun oluşumuna dönüştürmeli |
|
|
  |
|
| Yayın |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Çeviri Yazılar |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Dayanışma |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Belgesel site |
|
|
|
|
 |
  |
|
| Yasaksız giriş |
|
|
|
|
 |

 |