Referandum: Kürdler ve Türkler
Yaşar Karadoğan
Yeni Osmanlıcılık, Kemalizm ve kefen hırsızlığı...
Serdar Roşan
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yo...
N. Ferhat Sağnıç
Def yan Erbane
Xidir Ûso
PKK’nın mayınları- Dört yurtseverin öldürülm...
Ibrahim Güçlü
Medreseyén Neqşebendiyan - 8 -
Şakir Epözdemir
E-Mail hat guhertin! E-Maila nu: inforizgari@yahoo.de                             E-Mail adresimiz degisti! Yeni E-Mail: inforizgari@yahoo.de                             Our E-Mail is changed! New E-Mail : inforizgari@yahoo.de                             Unsere E-Mail wurde geaendert: Neue E-Mail : inforizgari@yahoo.de                            
Video | Arşiv | İstatistik | Anket | Links | Email  
Konuk Yazarlar
C.Doğan:
Öymen ve Hitler’in zihinsel kardeşliği
Ferzan Bakur:
Ortadoğu, Siyaset ve Değişim
Fettah Karagöz:
Anayasa değişikliği ve Kürdler
Kadir Satık:
“Açılım”
M. Nureddin Yekta:
Kürdler Türk'ün dostudur ya Türkler?
Merîh Nergîs:
Kabilîn gölgesi
N. Ferhat Sağnıç:
Evet, mi? Hayır mı? Boykot mu? Dördüncü Seçenek Yok mu?
Rucan Keleş:
44 insanın katili kim?
Seyidxan Kurij:
Hevpeyvîn bi Îsmaîl Beşîkçî re
Siddîq Bozarslan:
95 Salîya Salvegera Komkujîya Fileyan (Ermenan) û Kurdan
Zinarê Xamo:
Anketeke pir girîng
Kitap-Dergi..
Özel Dosya
Şu an sitede, 247 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.
Üye Girişi
Seçmeler..
Haber_Yorum_Kurdistan Altan: Kürtlerin arasında PKK, Türklerin arasında “ordu” iktidarını pekiştiriyor!
Gönderen: rizgarionline Tarih: 28.07.2010 Saat: 07:35
Katkıda Bulundu rizgarionline

Rizgarî Online/Haber-yorum/ HPG´nin karakol baskınları ve bu baskınlara Türk ordusunun kasıtlı göz yummasının çeşitli kanallardan basına sızdırılması, gören gözler için kirli savaşı daha bir anlaşılır kılmaktadır. Nitekim Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, basına yansıyan bu bilgiler ışığında:”Yirmi beş yıldır çocukların öldüğü “garip bir savaş” sürüyor... Ordu, PKK’nın baskınlarında hiçbir önlem almıyor. Bu baskınların sonrasında Kürtlerin arasında PKK, Türklerin arasında “ordu” iktidarını pekiştiriyor, iki tarafta da “silahsızların” hükmü kalmıyor, sivil siyaset imkânı ve barış yolu kapanıyor. Ne zaman “barış” ihtimali artsa “şiddet” de beraberinde artıyor.

Benim son olaylara bakarak görebildiğim kadarıyla bu “korkunç ve kanlı” oyun epeydir sürüyor ve çocuklar ölüyor.

Ne orduya yakın olan “merkez” Türk medyası, ne de PKK’ya yakın olan “merkez” Kürt medyası bunlardan söz etmiyor, iki “merkez medya” da gerçekleri aynı biçimde saklıyor.”İfadesi kullanarak oldukça isabetli olan bir değerlendirmede bulundu.

Altan´ın ”Görürken...” başlığıyla yayınlanan makalesini olduğu gibi aktarıyoruz…

*** ***

Görürken...

“Şimdi sıkı durun.

Sislerin içinden üstümüze doğru gelen bir gemi gibi gittikçe büyüyerek önümüze dikilen gerçekler hiç kimseyi sevindirmeyecek çünkü.

Ne Türkler hoşlanacak bunlardan, ne de Kürtler.

Orduyla PKK arasındaki savaş yirmi beş yıldır sürüyor.

Savaş “askerî” açıdan hiçbir yere varmıyor.

Ama “siyasi” açıdan ciddi sonuçlar yaratıyor.

Türkiye asla “demokratik”, “adil”, “özgür” bir düzene kavuşamıyor, Türk tarafında da Kürt tarafında da “siviller” asla güçlenemiyor.

Biz bu savaşın içinde neler yaşandığını hiç bilmedik.

Medya, savaşın “gerçeklerini” hiç kurcalamadı...

Tam “barış” ilan edilecekken Türk subaylarının “yola çıkardığı” ve PKK’lıların öldürdüğü 33 asker konusunu bile gerektiği gibi sorgulamadı.

Bu kanlı “işbirliği” nasıl gerçekleşti diye kimse sormadı.
Bu olayı ne Genelkurmay açıklayabildi ne de PKK.
Sanki ikisinden de habersiz bir olay olmuş gibi davrandılar.

Dağlıca baskınından sonra “baskında” yaşananların sorumluluğu “esir düşen” askerlerin üstüne yıkılmaya çalışıldığında bizim gazete işin üstüne gitti.
Ve, Dağlıca gerçekleri açığa çıktı.

Dağlıca’ya baskın yapılacağını ordu biliyordu, istihbarat raporları bunu önceden bildirmişti, hiçbir önlem alınmamış, tam aksine Dağlıca taburundaki asker sayısı azaltılmış, PKK’nın geleceği yoldaki mevziler boşaltılmış, askerlerin el bombaları toplatılmış, komutan taburu bırakıp düğüne gitmişti.

Ordu, Dağlıca baskınını “bahane” ederek savaşı genişletmeyi, Kuzey Irak’a saldırmayı önermişti.

Siyasi iktidar bu öneriyi reddetmişti

Ardından Aktütün baskını geldi.

PKK’lıların baskına gelişi “uydular” tarafından adım adım izlenip Genelkurmay’a bildirilmiş ama gene hiçbir

önlem alınmamıştı.

Ardından diğer baskınlar...

Hepsinde baskının yapılacağı önceden biliniyordu ve hiçbirinde önlem alınmıyordu.

Sonra Bugün gazetesi, Heron skandalını ortaya çıkardı.
MİT, “PKK’lıların zayiat vermemesi için Heron’un düşürülmesini isteyen iki subayın konuşmasını” kaydedip Genelkurmay’a bildirmişti ama Genelkurmay ciddi bir soruşturma yapmamıştı.

Geçtiğimiz cuma günü, Genelkurmay sözcüsü, “Heron skandalında isimlerin belli olmadığını” söyleyince dün Bugün gazetesi, bu konuyla ilgili olarak MİT’in kaydettiği diğer “subay” konuşmalarından yeni bölümler yayımladı.

Subaylardan ve generallerden oluşan epeyce “geniş bir örgüt” söz konusuydu ve konuşmaları kaydedilip hepsi Genelkurmay’a bildirilmişti.

Zaman gazetesi ise altı askerin öldüğü son Hantepe baskınıyla ilgili gerçekleri manşetine çekti.
Hantepe baskını on gün önceden istihbarat tarafından bildirilmişti, bu sürede PKK ağır silahları Hantepe bölgesine rahatça getirmişti ve gene hiçbir önlem alınmamıştı.

Zaman gazetesinin verdiği haberde daha da dehşet bir gerçek vardı; baskından “on beş dakika” önce Heronlar PKK’lıları saptamıştı ve bu durum Hantepe’den sorumlu olan komutanlara bildirilmişti.

Komutanlar “her şey kontrolümüz altında” demişler ve hiçbir önlem almamışlardı.
Altı asker ölmüştü.

Bunları yan yana koyduğumuzda herkesi üzecek, kızdıracak, kabulü zor bir gerçek ortaya çıkıyor.
Yirmi beş yıldır çocukların öldüğü “garip bir savaş” sürüyor...

Ordu, PKK’nın baskınlarında hiçbir önlem almıyor.
Bu baskınların sonrasında Kürtlerin arasında PKK, Türklerin arasında “ordu” iktidarını pekiştiriyor, iki tarafta da “silahsızların” hükmü kalmıyor, sivil siyaset imkânı ve barış yolu kapanıyor.

Ne zaman “barış” ihtimali artsa “şiddet” de beraberinde artıyor.

Benim son olaylara bakarak görebildiğim kadarıyla bu “korkunç ve kanlı” oyun epeydir sürüyor ve çocuklar ölüyor.

Ne orduya yakın olan “merkez” Türk medyası, ne de PKK’ya yakın olan “merkez” Kürt medyası bunlardan söz etmiyor, iki “merkez medya” da gerçekleri aynı biçimde saklıyor.

Biz bunları yazınca da ordu ve PKK taraftarları bize öfkeleniyor.

Ama bence bu “tuhaf ve kuşkulu” durumu Türkler de Kürtler de sorgulamalı.

“Türk ve Kürt çocukları niye ölüyor ve kimin için ölüyor” diye sormalıyız.

Ve, birileri bize, abuk sabuk suçlamalarla işi saptırmadan inandırıcı cevaplar vermeli.”

(Taraf/27.07.2010)


RO/Ömer Kaçar

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder   253 kez okundu.



 
· Daha fazla Haber_Yorum_Kurdistan
· Haber gönderen rizgarionline


En çok okunan haber: Haber_Yorum_Kurdistan:
Hacklenen 17 Kürt sitesi ile ilgili açıklama

Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


İlgili Konular

Haber_Yorum_KurdistanHaber_Yorum_Türkiye



Editor: M.Sarica

Print this page | Send to a friend!
Rizgari News-RSS | News-RSS | Twitter
Sayfa Üretimi: 0.55 Saniye
Add Favorites: Facebook | Myspace | Google | Twitter | Digg | Del.icio.us | Reddit | Webnews | Folkd | Mister Wong | Linkarena